Benimle Yürü

Benimle Yürü

Çalışma arkadaşlarınızın dikkatlerinin dağılmaması için herşeyi denediniz – interaktif, rengarenk dilim grafikler, Tony Robbins’in motivasyon videoları, neredeyse kovulmanıza ve yandıktan sonra bir ay takma kaşlarla dolaşmanıza yol açan ölüme meydan okuyan bir alev gösterisi gibi. Hiçbirisi dikkati dağılmış çalışma arkadaşlarınızın gözlerini telefonlarından ve son çıkan viral kedi videosundan almalarını sağlayamadı. Hakkını vermek gerekirse karton bir kutuya dalan bir kedi de son derece komik birşey. Fakat çalışanların ve patronunun başını kaldırıp daha ilgili olmalarını sağlayacak çok daha basit bir toplantı çözümü olabilir. Onları yürüyüşe çıkartın. Hayır, köpeğinizi yürütür gibi değil. Toplantınızı ofisten dışarı çıkartın ve yürürken yapmayı deneyin.

Araştırmalar yürümenin yaratıcı düşünceyi arttırdığını ve sorun çözmeye büyük bir katkı sağladığını kanıtlamıştır. Yürüdüğümüzde kalp daha hızlı atar ve beyin de dahil tüm kaslara daha çok kan ve oksijen dolaşımı sağlanır. Egzersiz, hafıza ve dikkati artırırken, beyin hücreleri arasında da yeni bağlantılar oluşmasını teşvik ettiğinden daha serbestçe düşüncelerimize dalarak, daha yaratıcı olabiliriz.

Yürümek sadece yaratıcı damarınızı açmakla kalmaz aynı zamanda sizin için çok da faydalıdır. Ortalama bir insan günlük neredeyse dokuz saatlik bir zaman dilimini oturarak geçirmektedir, bu da uyuyarak geçirdiği zamandan bir saat daha fazladır. Bu şaşırtıcı veri TED konuşmacısı Nilofer Merchant’ın “yeni sigaramız oturmak” iddiasını ortaya atmasına yol açmıştır. Her ne kadar sert bir iddia olsa da uzun süreli oturmanın sağlık risklerini arttırdığı defalarca kanıtlanmış bir gerçektir. Çalışma saatleri süresince düzenli yürüyüşler yapmak sağlığınızı iyileştirerek stresi azaltıp, diğer çalışanların da sağlığına katkıda bulunacaktır, özellikle de o yürüyüşlü toplantıları yeşil bir alanda yapabilirseniz.

Steve Jobs, tüm şöhretine rağmen birçok kez Palo Alto çevresinde yürüyüp çalışanlarıyla sohbet ederken görülmüş, Einstein da ne zaman zor bir sorunla karşılaşsa sahilde uzun yürüşler yapmıştır. Tabii ki ikisi de bu yürüyüşleri cep telefonlarına bakarken yapmamışlardı.

O halde ne bekliyorsunuz? Takvim uygulamanızı açın ve bir sonraki toplantınızı “parkta” diye işaretleyin, ve yanınıza, stresinizi azaltmaya katkıda bulunması için bir kaç kutu Tranquini de almayı da unutmayın. Hem siz hem de çalışma arkadaşlarınız göz açıp kapayıncaya kadar pozitif bir rahatlamaya erişeceksiniz.

Teknolojiyle Stresinizi Atın

Teknolojiyle Stresinizi Atın

Ailenizin yaşlı “teknofobik” fertlerinin hiç yardımınıza ihtiyaç duyduğu oldu mu? Hani kocaman şişmiş ayağının fotoğrafını tanıdığı herkese gönderen gut hastalığından muzdarip büyükbabanız veya “Facebook”’a hiç girmediğine yemin ettiği halde Facebook’u birden Çinceye dönüşen anneniz gibi? Pencere küçültme butonuna her tıkladığında kaybolan pencereyi bulabilmek için babanızın sinir krizleri geçirmesine şaşmamak gerek.

Teknoloji sadece ebeveynleriniz değil, her yaştan birey için stres ve endişe kaynağı olabilir – Yavaş bir bağlantıyla Skype üzerinden önemli bir görüşme yapmayı bir deneyin! Birçok teknoloji, hayatı kolaylaştırmak amacıyla düşünülmüş olsa da, bazıları bazen olması gerektiği gibi çalışmadığında, ya da beynimizi boşaltıp dinlendirmemiz gerektiği anlarda tüm boş zamanımızı yiyip sıkıntılarımızı katladığında, istenilenin tam tersi bir etki yaratabilir.

Neyse ki yoğun günümüzden biraz zaman ayırıp, farkındalığımızı artırarak stresimizi atmamıza yardımcı olmayı amaçlayan birçok uygulama mevcut. Biz de sizin için bir kutu Tranquini’nin yanında teknolojiyi kullanarak rahatlayıp, stresinizi atmanıza yardımcı olacak en iyi beş uygulamayı bulduk.

Headspace

Emma Watson, Richard Branson gibi pek çok ünlüyü içeren 8.5 milyon kullanıcısıyla Headspace en popüler ve etkili stres atma uygulamalarından biri olarak öngörülmekte. Farkındalığı ve konsantrasyonu arttırmak ve stresi azaltmak amacıyla geliştirilmiş olan bu uygulama özellikle adım adım talimatlarla meditasyonu daha basit hale getirmeyi hedeflemekte. Günde sadece 10-15 dakikanızı iç huzurunuzu bulmak ve stresinizi azaltmak için ayırmanız yeterli.

Breathe2Relax

Breathe2relax çeşitli videolar aracılığıyla nefes alıp vermenizi geliştirip stresinizi azaltmayı öğretiyor. Meditasyonda olduğu gibi diyaframatik solunumun da stresi azaltmaya ve sakinleştirmeye katkısı olduğu kanıtlanmıştır. Bu yöntem aynı zaman da ruh halinizi güçlendirerek sinir ve endişe kontrolü sağlar.

White Noise

Çevrenizdeki gürültü sizi strese mi sokuyor, veya uyumanıza engel mi oluyor? Beyaz gürültü, yağmur damlalarının terapötik sesleri ya da kıyıya çarpan dalga sesleri gibi dikkatle hazırlanmış ses kayıtlarıyla sizi sakinleştirip odaklanmanızı arttırarak bu tip gürültüleri devre dışı bırakmak için tasarlanmış. Bu uygulamayı daha sakin, dingin ve ‘gürültüsüz’ bir ortama sahip olmak için ofisinizde veya gece yatak odanızda kullanabilirsiniz.

Pause

Bilimsel olarak kanıtlanmış olan bu uygulama, tek cümleyle “parmağınızın ucundaki rahatlama uygulaması” olarak tanımlanabilir. Pause mobil cihazınızda interaktif bir lava lambasıyla oynamak gibi bir deneyim. Tai Chi öğretilerinde olduğu gibi, kullanıcı yavaş ve düzenli bir şekilde parmağını ekrandaki lava baloncuğunda oynatarak dokunma teknolojisi ve sesli talimatlarla uygulamayı kullanabilmekte. Uygulama sizin “dinlenme ve sindirme” tepkilerinizi tetikleyerek dakikalar içinde yeniden odaklanmanıza ve stresi atmanıza yardımcı olur. Ama bizden söylemesi, bu uygulama gerçekten de bağımlılık yapabiliyor.

Sleep Cycle

İyi bir uykunun stresinizi azaltarak olabiliceğinizin en iyisi olmanızı sağlamaya olan katkısı pek çok kez kanıtlanmıştır. Sleep Cycle uyku düzeninizi, telefonunuzun mikrofon veya hareket tespit alıcılarını ve saat kaçta uykuya dalıp, kaçta kalktığınızı ve her gece aldığınız uykunun kalitesini gösteren grafiklerle gözlemler. Bu bilgiler sayesinde yeterli miktarda dinlenebilmek için günlük programınızda ve beslenme düzeninizde gerekli ayarlamalar yapabilirsiniz.

Madem bilgisayar veya mobil cihazınızda zaman geçireceksiniz, o halde o zamanı akıllıca kullanarak bu uygulamalardan birini kullanarak ya da daha da iyisi telefonunuzu cebinize koyup bir kutu Tranquini açıp dışarı çıkarak pozitif bir şekilde rahatlayabilirsiniz.

Sakinliğin Önemi

Sakinliğin Önemi

Günümüzün yüksek tempolu dünyasında sakin kalacak bir zaman bulmak hiç de kolay değil. 24 saat iş, aile, arkadaşlar ve hatta arkadaşlarınızın arkadaşlarıyla e-mail, sosyal medya ve (istenmeyerek de olsa eklendiğiniz) grup sohbetleriyle muhattap olmanız beklenmekte. Bir de market alışverişi, temizlik, dişçiye gitmek iş-sonrası bir parti / toplantı gibi uzayıp giden bir sürü şeye zaman bulmanız gerekiyor. Dinlenmeye harcayacak zaman yok, ama işte tam da bu sebeple sakinleşip farkındalığınızı arttırmaya çalışmalısınız.

Satış rekortmeni “4 Saatlik İş Haftası” kitabının yazarı ve Tim Ferris (İş) Podcast’inin sunucusu Tim Ferris her kesimden gelen binlerce başarılı insanla röportajlar yapmıştır. Ferris’e göre “Röportaj yaptığım insanların en az yüzde 80’i bir tür günlük farkındalık seansı uygulamakta”. Yoga da Ferris’in farkındalığın tanımı için kullandığı, başarılı insanlar tarafından zihinlerini sakinleştirip, nefeslerine odaklanmaları ve gereksiz stresten uzaklaşmak için kullanılan metodlar arasında.

Bu bağlamda işte aşağıda yoga yapmayı başarılarının temel anahtarı olarak gören beş ünlü yogi’yi paylaşıyoruz.

Beyoncé – Müzisyen

Eğer siz de Beyoncé gibi “dünyayı yönetmek” istiyorsanız Beyonce’un yaptığını yapın. Nam-ı diğer Pop divası aynı zamanda ünlü bir yogi ve yoga’yı haftalık antrenman rutinine eklemekte. Yoga’nın “Stresini hafifleterek, esnekleşmesinde” çok faydalı olduğunu söylüyor. Bunun kanıdını görmek için sadece onun canlı performanslarından veya ikonlaşmış müzik videolarından birini izlemeniz yeterli.

Richard Branson – İşadamı ve Yardımsever

Virgin Active spor salonlarının başındaki adamın aktif olmayı başarısının önemli bir parçası olarak görmesine şaşırmamalı. Branson blog sayfasında “Yoga aktif olmanın çok daha az stresli bir yolu, ancak aynı zamanda da çok değerli ve rahatlatıcı” diye yazarak bu durumu daha net bir şekilde ortaya koymuştur. Hatta bir kez “Uçak-içi yoga” fikrine de atıfta bulunmuştur, ki bu da uzun yolculukları çok daha eğlenceli hale getirebilir.

Ellen Degeneres – Söyleşi Programı Sunucusu

Söyleşi programlarının kraliçesi Ellen Degeneres, bu kadar genç görünüp hissetmesini meditasyon, sağlıklı beslenme (Ellen bir vegan) ve yoga’ya borçlu olduğunu söylemektedir. Televizyonlardaki en eğlenceli kadın gününe kendini yoğun günü başlamadan rahatlatmak için 60 – 90 dakika yoga pozları çalışarak başlamakta. Zihni bütün gereksiz ıvır zıvırdan temizlendiğinde asıl önemli olan şey – yani insanları güldürebilmek üzerine çalışabilmekte.

Giselle Bündchen – Süpermodel

Dünyanın muhtemelen en ünlü süpermodeli Gisele Bündchen’dir. Bu son derece sıkı bir çalışma ortaya konmadan gelinmiş bir yer değildir. Günde en az bir saat antrenman yapmayı ve Anusara yoga’yı (serbest still bir yoga), eşsiz fiziğini korumakta ve zihnine rahatlatma ve stabilite sağlamakta kullandığı en sevdiği aktivitelerden biri olarak listelemektedir.

David and Victoria Beckham – Futbolcu ve Tasarımcılığa Başlayan Pop Yıldızı

Başarılı çift birlikte yoga yapmayı seviyorlar. Haberlere göre haftada iki kez çiftler için power yoga sınıflarına katılıyorlar, bu da son derece yoğun programları göz önüne alındığında büyük bir başarı. Çifte yakın bir kaynağın The Evening Standard’a verdiği bilgiye göre “Bu onlar için çok içten bir deneyim. Tamamen tek bir varlık haline dönüşmeyi öğrenmeleri gerekiyor. Esneyip, nefes alıp, tek bir varlık olarak hareket ediyorlar. Bu dersleri bir yıl önce almaya başladılar ve son günlerde birbirleriyle ne kadar uyumlu olduklarını görmek akılalmaz.”

Siz de Beckhamlar gibi hayatı esnetmek istiyorsanız ya da sadece deli dizgin giden hayatınızda sakinleşmek için birazcık zaman bulmak istiyorsanız, yoga’yı haftalık rutininizin bir parçası haline getirin ve bir kutu da Tranquini’yi de günlük sakinleşme seanslarınıza ekleyin.

Sakinliğin Bir Portresi: Serbest Dalış Dünyası

Sakinliğin Bir Portresi: Serbest Dalış Dünyası

Okyanus’un 100 metre derinliğinde her yer neredeyse tamamen karanlıktır. Vücudunuzda hissettiğiniz basınç deniz seviyesinin 13 katı güçlüdür. Hava dondurucu soğuk, siz yüzeye en az bir buçuk dakikalık bir derinlikte ve neredeyse nefessiz kalmışsınızdır. Ciğerleriniz göğüs kafesinizi parçalanmaktan koruyabilmek için sertleşmiştir ve ciğerlerinizde sizi yüzeye taşıyacak çok az bir oksijen kaldığından, geri çıkmak iki katı zorlaşmıştır. Tam bir kabus değil mi? Bu akılalmaz derinliklerde kendini müthiş hisseden dünyaca ünlü serbest-dalgıç Guillaume Nery için değil.

Yüzeyde bu ölçekte bir basınç altında doğal içgüdünüz savaşıp, direnmek ve kurtulmaya çabalamak olacaktır ancak sembolik 100-metre rekorunu defalarca kıran Nery’e göre aslında tam da tersini yapmalısınız. Zihninizi tamamen rahatlamaya ikna edip rahatlamalısınız.

Diğer pek çok yüksek oranda adrenalin gerektiren ekstrem sporun aksine serbest dalış vücudun ve ruhun tamamen rahatlamış olmasını gerektirir. Nery’nin sözleriyle “Kendinize doğanın ve çevresel etkenlerin sizden daha güçlü olduğunu söylemelisiniz. Suyun sizi parçalamasına izin vermelisiniz. Basınca boyun eğmelisiniz.”

Ayrıca Nery’e göre pozitif olup sizi paniğe sevk edip çıldırtabilecek bitmek bilmeyen “ya olursa”larla kafanızı meşgul etmemelisiniz. O ana ve kontrol edemeyecekleriniz değil kontrol edebileceğiniz şeylere odaklanmanız son derece önemli. Nery’e göre “Asla yüzeye bakmayın, ne gözlerinizle ne de zihninizle”.

Serbest dalış aynı zamanda doğru nefes alıp vermenin ne kadar önemli olduğunu da pekiştirir. Nefesine odaklanmak kişinin sakin kalmasını ve o anda serbest dalgıçların çok az insanın tecrübe edebileceği bir sualtı dünyasını keşfetmelerini sağlar.

Yukarda listelediğimiz zihinsel teknikleri uygulayarak Nery ve onun gibi serbest-dalgıçlar daha önce doktor ve fizyologların imkansız gördükleri derinliklere dalabilmektedirler. Bu spor zihnin ne kadar devasa bir güce sahip olduğunu her geçen gün yeniden kanıtlamaktadır.

Bir daha önemli bir sunum öncesi paniklediğinizde veya bir sınava girmek üzereyken veya birisi size trafikte makas attığında derin bir nefes alın, rahatlayın, sakin olun, o anı yaşayın, bir kutu Tranquini için ve ne kadar çok şey başarabileceğinizi farkedip şaşıracaksınız.

BAŞARILI KİŞİLERİN BEŞ ALIŞKANLIĞI

BAŞARILI KİŞİLERİN BEŞ ALIŞKANLIĞI

Yazar Jonathan Franzen ödüllü Düzeltmeler romanının bir kısmını daha iyi konsantre olabilmek için kulaklıklar ve kulak tıkaçları takıp, gözleri bağlı bir şekilde yazmıştı. İngiliz sanatçı Francis Bacon akşamdan kalma bir kafayla çalışmayı severdi ve bu durumu “zihnim enerjiyle çatırdıyor ve çok daha net düşünebiliyorum” diyerek ifade etmişti. Benjamin Franklin tüm pencereleri ve kapıları açıp soyunarak, ’hava banyoları’ alıp kendini bu şekilde tazelerdi.

Başarılı pek çok kişinin verimliliklerine yardımcı olan, bazıları diğerlerinden daha garip olsa da, çoğu mantıklı olan alışkanlıkları vardır.

Örneğin, herkesin yanlış olarak bildiği bir gerçek: başarılı olmak için, ilişkilerimizi riske atmak ve kişisel zamanımızdan ve uykumuzdan çalmak pahasına deli gibi çalışmak gerektiğini öngörür. Ancak bu işi iyi bilenlere sorduğunuzda hepsi size yeterli miktarda uyumanızın ve aile ve arkadaşlarınızla zaman geçirip herşeyden uzaklaşmanızın ne kadar önemli olduğunu söyleyecektir.

Biz de Tranquini olarak sağlıklı, dengeli, iş, eğlence ve dinlenmeye eşit zaman ayıran bir yaşam tarzına inanıyoruz ve bizimle aynı fikri paylaşan beş son derece başarılı kişi bulduk. Buyrun, okuyun, ilham alın.

Daima İyimser Olun – Elon Musk – Tesla

Tesla ve Space X’in CEO’su ve PayPal’in kurucusu Elon Musk kariyeri boyunca otomobil endüstrisi tarafından elektrikli arabaların pratik olmadığının söylenmesi, internette bankacılığın imkansız olduğu ve Mars’a insan göndermenin asla mümkün olmayacağının düşünülmesi gibi bir çok zorlukla karşılaşmıştı. Fakat tüm karşıt görüşlere rağmen Musk hala olanakları zorlamaya ve eleştirmenlerini yanlış çıkartmaya devam ediyor. Asıl sebebi — onun sarsılmaz bir iyimserliğe sahip olması. Eskiden yapılması imkansız olarak düşünülen herşeyi yapmanın bir yolunu bulmayı adeta alışkanlık haline getirmiş. Kendi söylemiyle: “Sabah kalktığınızda geleceğin daha iyi olacağını düşünüyorsanız, parlak bir güne uyandınız. Aksi takdirde, değil.”

Risk Alın – Beyonce Knowles – Müzisyen

Beyonce kendisine verilen tüm fırsatları, bu fırsatlar büyük riskler içerse de veya başarısızlığa giden bir yol olsalar dahi, değerlendirmeyi alışkanlık haline getirmiştir. Beyonce “Hiçbir zaman güvende değilim”, “Daima kabul edilmiş yöntemlerin tersine gitmeye çalışırım. Bir şeyi başarır başarmaz daha yüksek hedefler koyarım. Bulunduğum yere bu şekilde geldim” der. Başarılı insanlar, diğer insanların aşırı temkinli kaldığı durumlarda riskler almayı severler. İlk seferde başarısız olsalar da, daima hatalarından ders alıp, yeniden toparlanabilmeleri onların uzun vadede yine başarılı olmalarını sağlar.

Okuyun, Okuyun, Okuyun — Mark Zuckerberg

Facebook’un CEO’su Mark Zuckerberg 2015 yılında her iki haftada bir kitap okumaya and içti. Bill Gates her hafta bir kitap okurken, Amerika’nın kurt işadamlarından Warren Buffet gününün yüzde 80’den fazla zamanını okumaya ayırmakta. Dünyada tüm başarılı insanlar çok okumak ve okuduklarının içeriği konusunda son derece seçici davranarak, kurgusuz, eğitim amaçlı kitaplar ve başarılı insanların biyografilerini okumakla bilinmekte.

Aktif Kalın — Barack Obama

Barack Obama tüm başkanlığı süresince haftada 6 gün, 45 dakikadan oluşan çok sıkı bir antrenman programına devam etmiştir. Programı kardiyo ve güç antrenmanlarından oluşmaktaydı. Obama Washington’da birçok federal binanın basket sahalarının da müdavimiydi. Vogue dergisi’nin baş editörü Anna Wintour işlerine başlamadan önce mutlaka bir saat kadar tenis oynar. Virgin CEO’su Richard Branson düzenli olarak kitesurf yapmakla, Jennifer Aniston da her sabah bisikletli yoga yapmakla biliniyor. Başarılı insanlar aktif bir zihne sahip olmak için düzenli egzersiz yapmaları gerektiğinin bilincindedir.

Sakinleşin — Oprah Winfrey — Sohbet Programı Sunucusu

Oprah Winfrey her gün 20 dakika sakin zaman geçirmeye çalışmakta. “Her gün biraz daha kendime odaklanmaya çalışıyorum. Çünkü bunu yaptığımda 1000 kat daha iyi oluyorum.” diyerek bu ritüelinden bahseder. Bilim meditasyonun stresi azaltmakta ve verimliliği arttırmakta başarılı olduğunu kanıtlamıştır ve Jeff Weinder (Linked in CEOsu), Russell Simmons (Def Jam Records CEOsu) ve Lady Gaga gibi pek çok son derece başarılı insan da düzenli meditasyon yapmaktadır.

Alın size günümüzde yaşayan en başarılı insanlardan son derece kolayca kendi hayatınıza uygulayabileceğiniz, daha sağlıklı ve dengeli bir yaşama sahip olmanıza yardımcı olabilecek bir kaç alışkanlık. Bu alışkanlıklarınıza bir kutu Tranquini’yi de eklemeyi unutmayın.

YETİŞKİN OYUN ALANLARI

YETİŞKİN OYUN ALANLARI

“Yetişkinler için oyun alanları” – dendiğinde aklınıza gençliğinizde düzenlediğiniz ya da katıldığınız çılgın partiler, o partilerde yaşananlar gelebilir. Ne günlerdi ama? Siz “yetişkinler için oyun alanları” deyiminden yanlış anlamlar çıkarmadan önce, o deyimi öyle şaibeli faaliyetler içeren bir amaçla kullanmadığımızı belirtmeliyiz.

Aslında anlatmaya çalıştığımız, hem çocuklar hem yetişkinler tarafından keyifle kullanılabilen ve bazı durumlarda yetişkinlerin içlerindeki çocuğa dönmelerine yardımcı olan, sağlıklı aktivitelerle, pahalı spor salonlarına kaydolmadan streslerini atmalarına yardımcı olan şehir alanları ve parkları kastetmekteyiz.

Tüm dünyada tasarımcı ve şehir planlamacıları tarafından benimsenen bu trend, merkezi, halka açık alanlarda sosyalleşmek, yaratıcı olmak ve biraz eğlenmek için steril ve kapalı spor salonlarına son derece başarılı bir alternatif getirmekte.

Biz de sizin için dünyanın etrafında belki bir gün hayretle izleyip, tadını çıkartabileceğiniz beş yetişkin oyun alanı bulduk.

Superkillen – København, Danimarka

Superkilen yetişkin oyun alanlarına mükemmel bir örnek. Park üç alana ayrılmış: kırmızı bir meydan, siyah bir market alanı ve yeşil bir park. Her biri dinlenme, barbekü, piknik, yeşillikler içinde. Evcil hayvanlar için ayrılmış özel bir alan bile bulunmakta. Ayrıca spor tesisleri ve bisiklet parkuru da içeren farklı tasarlanmış unsurlardan oluşmakta. Park Irak’tan gelen salıncaklar, Brezilya’dan gelen banklar, Zanzibardan gelen lağım kapakları, Morocco’dan gelen bir fıskiye ve Japonya’dan gelen bir ahtapot oyun parkı gibi çeşitliliği övmeyi amaçlayan objelerden oluşmakta. Kısaca burada herkes için birşey var.

Mitte Dağı – Berlin, Almanya

Berlin’in kalbinde, tırmanmayı sevenler için ideal bir yer olan Mitte Dağı, yüksek halatlardan, üç bölüm, altı farklı parkurdan, doksan dokuz farklı engelden ve şehrin hayranlık uyandıran manzaralarından (başınız dönmedikçe) oluşmakta. Tırmanmak size göre değilse, her zaman voleybol oynayabilir, veya hemen yanı başında Hawaii temalı plaj barında leziz yiyecek ve içecekleri tadımlayabilirsiniz.

Tiger and Turtle – Magic Mountain, Duisberg, Almanya

Alman sanatçılar Heike Mutter ve Ulrich Genth tarafından tasarlanan, bu üst geçit birçok kişi tarafından trensiz bir lunaparka benzetilir. 21 metre yükseklikteki bu üst geçit Duisberg’de bir tepenin üstüne, çevre bölgenin müthiş manzarasını gösterebilecek şekilde konumlanmıştır. Ziyaretçiler her ne kadar bir noktada kapanan bir daire ile durmak zorunda kalsalar da üst geçidi ister yürüyerek ister koşarak isterlerse de tırmanarak geçebilmektedirler. Burası gece gündüz açık olup, LED ışıklarla aydınlatılmakta ve ziyaret etme şansına sahip olanlara son derece orijinal bir deneyim sunmaktadır.

City Museum, St. Louis, Amerika

600.000 metrekare alana kurulu olan bu müze hem yetişkin hem çocuklar için tam bir fantezi diyarıdır. Çoğunlukla yeniden-amaçlandırılmış mimari ve endüstriyel objelerden oluşmakta ve ziyaretçiler bazı sunumlarda dokunmaya, tırmanmaya ve oynamaya teşvik edilmektedir. Bünyesinde 10 katlı bir kaydırak, el yapımı mağaralar, bir dönme dolap ve iki adet uçak barındırmaktadır. Hafta sonu akşamları sadece yetişkinlere açıktır ve biraz gevşemek isteyenler için eğlenceli bir barı bulunmaktadır.

Jeju Love Land, Güney Kore

Tamam kabul ediyoruz. Burası biraz daha aklınıza gelen “diğer” tip yetişkin oyun alanlarına benzeriyor olabilir. Erotik bir tema-park olarak tanımlanan bu mekan 2004 yılında seks üzerine varolan geleneksel tabuları yıkmak ve cinselliğin doğal güzelliğini yüceltmek amacıyla açılmıştır. Park farklı cinsel pozisyonları betimleyen 140 heykel, erotik video odaları ve diğer sanat eserlerinden oluşmaktadır. Balayına gidenler arasında oldukça popüler olan bu mekan sadece yetişkinlere açıktır.

O halde ne duruyorsunuz? İçinizdeki çocuğu besleyin. Çevrenizde bulunan en yakın yetişkin oyun alanına gidip, stresinizi atın, sosyalleşin, biraz egzersiz yapın ve daima genç kalmanın tadını çıkartın.

Yeşile Dönüş

Yeşile Dönüş

Yeniden tasarlanmış ofisiniz tropik bir vaha gibi olabilir. Klavyenizin sıkıcı tıkırtıları, yapraklarla kaplı toprağa düşen yağmur pıtırtıları gibi olabilir. Aralıksız çalan ofis telefonu, çiftleşme çağrıları yapan ender bir tropik kuş gibi olabilir. Guruldayan su soğutucusu devasa bir şelalenin doğal taze bir pınara akışını anımsatabilir. Bu bir şaka değil mi? NASA’nın Mars’ta yaşam sinyalleri bulması bile sizin karşınızdaki yirmi seyrek, tek renkli ofis odacıklarında hayat bulmaktan daha kolay olmalı.

Neyseki günlük hayatımıza doğayı biraz daha entegre etmek için bazı seçeneklerimiz var. Bir seçenek – Dramatik bir Görevimiz Tehlike benzeri kaçış, ilk önce ofisten, sonra binadan, sonra da marinadan bir sürat motorunun sizi fotokopi makinalarından, floresan lambalarından ve Muhasebedeki Ali ile yaptığınız abuk muhabbetlerden arınmış bir adaya kaçırmasıyla. Ah, işte bu kulağa çok… uygulanamaz geliyor.

İkinci, daha basit ve uygulanabilir bir çözüm – ofisinize daha çok yeşili sokun. Exeter Üniversitesinde yapılan bir araştırmada çalışanların çalışma alanlarında birkaç saksı bitki bulunduğunda verimliliklerinin %15 oranında arttığını ortaya koymuştur. Aynı araştırma, çoğunluğun düşündüğünün aksine, görsellikten uzak kuru çalışma alanlarının verimliliğe zarar verdiğini de ortaya koymuştur.

Tranquini olarak Stres Farkındalığı Ayı boyunca size yardımcı olmak istiyoruz ve çalışma alanınızı yeşertmenizin neden ruhunuz için harikalar yaratabileceğinin yanı sıra verimliliği arttırarak sizi sağlıklı tutabileceği konusunda bazı tavsiyeler vermek istiyoruz.

Ofis Bitkileri Verimliliğinizi Arttırır

Çalışma alanınızda bitkiler bulunmasının algısal fonksiyonlara yardımcı olduğu, aynı zamanda konsantrasyon ve odaklanmayı geliştirdiği kanıtlanmıştır. Araştırmalar, daha az hata yapıldığını ve işlerin yüksek konsantrasyona bağlı olarak daha çabuk tamamlandığını göstermiştir. Bu yüksek seviyelerdeki konsantrasyon, artan oksijen ve azalan karbon monoksit seviyelerine bağlı olabilir.

Bitkiler Sağlığınıza Faydalıdır

İş yerinize balonun içine hapsolmuş bir çocuk olarak giyinip gelmiyorsanız ofiste soğuk algınlığı kapmamak son derece zor bir zanaattir. Neyseki iş yerinizde bitkiler varsa o kadar sık hastalanmayacaksınız. Bu durum hava kalitesinin yükselmesine ve toz ve bakteri alımının azalmasına bağlı olabilir. Boya, mobilya, plastik ve temizlik ürünleri de bitkilerin azaltmaya yardımcı olduğu bazı toksik maddeler üretirler. Yani çalışma arkadaşınızdan soğuk algınlığı kapmak istemiyorsanız, masanızı yeşillerle donatın.

Doğanın Renkleri Size Kendinizi İyi Hissettirir

Yeşil ve mavi gibi doğada çok sık bulunan bu iki rengin odaklanmayı arttırdığı ve mutluluk duygusunu perçinlediği kanıtlanmıştır. Patronunuz her ne kadar masanızı veya ofis odanızı yeniden boyamanıza izin vermese de, neden masanızı birkaç güzel bitkiyle renklendirmiyorsunuz. Hediyeliklerin, fotoğrafların ve kişisel eşyaların da verimlilik ve mutluluğu arttırmaya etkisi olduğu kanıtlanmıştır. O halde ne bekliyorsunuz? Odanızı kendi kişisel tuvalinize dönüştürün.

Ofis Bitkileri Gürültüyü Azaltır

Günümüzde açık çalışma alanları çoğu zaman gürültülü, dikkat dağıtıcı yerlerdir ve konsantrasyonu zorlaştırırlar. Birçok kişi bitkilerin sesleri emerek ortam gürültüsünü 5 desibele kadar azalttığını bilmez. İşe bir saksı bitki getirerek o Bruno Mars şarkısını o kadar fazla açmanız gerekmeyecektir.

Hangi bitkileri satın almalısınız?

Tüm işyerleri eşit yaratılmadıklarından işyerinize uygun bitkiyi seçmeniz gerekir. Örneğin Kurdele Çiçekleri çok fazla doğal ışık barındırmayan işyerleri için idealdir çünkü az miktarda güneşte veya gölgede yaşayabilirler. Aynı şekilde limon otu da direkt günışığı olmadan yaşayabilir ve iş yerinizin ruh halini ve işyeri sağlığınızı geliştirmeye katkıda bulunur. Yelken çiçekleri de gölgede sorunsuz yaşayabilir ve ortamın hava kalitesini yükseltmeye katkıda bulunurlar. Hiçbiri olmazsa, kaktüs ve etli bitkiler, yaşamlarını sürdürmek için çok az bakım gerektirirler.

Yani tropik bir adaya kaçacak kaynaklarınız yoksa neden en yakın fidanlığa gidip yukarda bahsettiğimiz bitkilerden birini alıp bu makaleyi patronunuz, iş arkadaşlarınız ve dostlarınızla paylaşmıyorsunuz. Göz açıp kapayıncaya kadar etrafınız yeşil bir vahaya dönüşecek ve siz de Tranquininizi yudumlayarak mutluluktan uçacaksınız.

İş Yerinde Müzik

Açık ofis düzenleri size odaklanmanız için fazla bir özel alan tanımaz. Dikkatiniz çoğu zaman ofiste gezinenler, masanıza gelen misafirler ve çalışma arkadaşlarınızın internetteki en son geyiklere kıkırdaşmalarıyla bölünür. Çoğu zaman elinizdeki işe konsantre olabilmeniz için bütün bu gürültüyü kısmanın veya daha doğrusu işinize odaklanmanın tek yolu kulaklıklarınızı takıp, doğru parçaları seçmekten geçer.

Araştırmalar müziğin hem verimliliğinizi arttırmaya, hem de ruh halinizi iyileştirmeye faydası olduğunu kanıtlamıştır. Ama ne zaman ne dinlemeli? Klasik müziğin dinleyenlerin zeka seviyesini yükselttiği keşfedilmiştir – buna Mozart Etkisi de denilir, öte yandan doğa seslerinin de konsantrasyonu ve tatmin olma duygusunu arttırdığı keşfedilmiştir. Ama bazen balina seslerini dinlemek sadece Mick and The Stones’un sınayıcı bir Pazartesi sabahı toplantısından sonra verdiği tatmin duygusunu sağlayamaz.

Tranquini olarak biz herkesin farklı telden müzikler dinlediğini ve günün farklı zamanlarında farklı playlistlere ihtiyaç duyduklarının farkındayız. O yüzden biz de sizi tüm iş gününüz boyunca destekleyecek değişik birkaç ofis playlisti hazırladık. Müzik zevkiniz ne olursa olsun, burada sizin stresinizi atmanıza yardım ederek verimliliğinizi arttıracak birşeyler bulacaksınız.

Sabah Yolculuğu

Çalışma haftası ofiste başlamıyor. Sabah işe yolculuğunuzla başlıyor. Otobüste büyük maça giden bir sporcu gibi, bu playlist sizi önünüzdeki güne zihinsel olarak hazırlamaya ve hiç olmazsa yolda karşınıza çıkabilicek garip karakterleri umursamamaya yardımcı olacaktır.

Odaklanma Zamanı

Ofise vardığınıza göre, şimdi işe odaklanma ve bütün haftanın işlerini rayına sokma zamanı. Bizce biraz klasik müzik, hedefe ulaşan yolda tam da ihtiyacınız olan şey.

Önemli Toplantı

Tüm işlerinizi rayına soktunuz ve önemli sunumunuzu yapmak için neredeyse hazırsınız. Tek ihtiyacınız olan doğru bir düşünce yapısına bürünüp toplantı odasına hakim olmak ve o çok değerli müşteriyi kazanmak.

Öğleden Sonraki Çöküş

Öğle yemeğinden sonraki o tehlikeli saatler geldi ve hafiften hafiften uyuklamaya başlıyorsunuz. Ama daha yapacak çok şey var. Bu çöküşü atlatmak için tek ihtiyacınız olan sizi bu çöküşten çıkartıp, yeniden toparlanmanızı sağlayacak bir enerji patlaması.

İyi Hissettiren Parçalar

Gün bitmek üzere, çok iş yaptınız ve kendinizi çok da iyi hissediyorsunuz. Ruh halinize eşlik edecek ve günü iyi bir enerjiyle tamamlamanızı sağlayacak bir parçaya ihtiyacınız var.

Eminiz ki gününüz karşınıza ne çıkartırsa çıkartsın birazcık müzik sizi pozitif tutup, odaklanmanıza ve stresinizi atmanıza büyük fayda sağlayacaktır. – tabii bir de bi kutu Tranquini.

OH SONUNDA KIŞ SONA ERDİ

Ocak ve Şubat ayları birçok kişi için zor geçer. Sıkıntılı bir kış ayının getirdiği grinin elli tonunun hiçte cezbedici bir tarafı yoktur. Soğuk hava ve günışığının yokluğu bizi eve kapanıp daha aydınlık günleri düşlemeye yönlendirir. Düşlerimiz dahi siyah beyazdır. İşte o yüzden ilkbahar geldiğinde kendimizi daha bir yenilenmiş hissederiz. Güneş çıkar, çiçekler açar ve ruhumuzu canlandırır. Renkler yeniden hayatımıza girmeye başlar.

İlkbaharın gelişini karşılamak için tüm dünyada kutlanan bir Hint Festivali olan rengarenk Holi’den daha güzel ne olabilir ki. Geleneklere göre bu festival iyiliğin kötülük üzerinde galibiyetini ve ilkbaharın gelişini simgeler. Ancak zamanla diğer insanlarla kaynaşıp eğlenmeyi, gülmeyi, bağışlayıp affetmeyi ve iyi bir hasat için şükranlarımızı sunmayı da sembolize etmeye başlamıştır.

Tranquini sizin için Holi’nin ruhuna uygun, tüm dünyada kutlanan, insanları gülmek, pozitif olmak ve dünyaya biraz olsun renk katmak için birleştiren 5 neşeli Holi benzeri kutlamayı bir araya getirdi.

Holi – Hindistan ve Nepal

Geleneklere göre bu Hindu festivali en çok kuzey Hindistan ve Nepal’de kutlanır, ancak o kadar popüler olmuştur ki dünyanın da birkaç yerinde kutlamaları yapılmaya başlanmıştır. Holi sırasında insanlar sokaklarda kutlamak, şarkı söylemek, dans etmek ve birbirlerini doğadan ve bitkilerden elde edilen renklerle boyamak için bir araya gelirler. Sonucu, renkler ve pozitif enerjinin hakim olduğu görkemli bir görsel şölendir.

Songkran Festivali – Tayland

Tayland’ın Yeni Yıl kutlamaları aynı zamanda hem bir bahar festivali hem de bazıları için bir su festivalidir. Festivale katılanlar birbirlerine su fışkırtarak temizlenme ayinlerini yerine getirirler. Su arınmayı ve kişilerin günahlarından ve talihsiz bahtlarından temizlenmelerini simgeler. Daha genç nesiller sokaklara keyifle bir su savaşı yapmak için dökülürler.

Renk Koşusu – Londra, İngiltere

Holi Festivalinden ilham alan bu festivale katılanlar 5km’lik bir parkuru beyazlar giyinmiş olarak koşarken tepeden tırnağa renkli sprey boyalarla boyanırlar. Bu koşunun benzerleri Avustralya, Güney Afrika ve Kanada gibi dünyanın farklı bölgelerinde de yapılmaktadır. Senin bölgende de böyle bir festival varsa, koşu ayakkabılarını giy ve eğlenceye katıl.

Portakalların Savaşı – Ivrea, İtalya

Kuzey İtalya’da bir şehir olan Ivrea’da kutlanılan Portakalların Savaşı, İtalyada yapılan en büyük yemek savaşıdır. Festival şehrin 12nci yüzyılda zalim bir hükümdara meydan okumasını kutlamak amacıyla yapılır. Katılanlar 9 gruba ayrılırlar ve elleri portakallarla dolu bir şekilde birbirleriyle savaşırlar. Küspesini sevmiyorsan portakalların rengarenk patlamalarını uzak bir mesafeden keyifle izlemeni tavsiye ederiz.

La Tomatina – Bunol, İspanya

Her sene Valensiyanın bir köyü olan Buñol’de kutlanılan bu İspanyol festivali, tamamen domateslerle yapılan keyifli bir yemek savaşından ibarettir. Yemek savaşı bir saat kadar sürer ve son bulduğunda tüm köy meydanı domates salçasıyla kaplanmış olur. Daha sonra İtfaiye arabaları ve yerel halk sokakları hortumlarla temizlerken, bazı katılanlar da “los peñones” havuzunda yıkanmaya giderler. Popülerliği sayesinde bu festival İspanya dışında da kutlanmaya başlanmıştır.

O halde, haydi, fırla elbiselerini giy, kendini dışarı at ve ilkbaharın gelişini Tranquini ile birlikte kutla.

ZİHNİNE BAHAR TEMİZLİĞİ

“Cik-cik”. İlkbahar yüzünü gösterdi. Kendini enerjik hissediyorsun ve yatağından fırlayıp, taze bir fincan kahve yapmak için mutfağa geçiyorsun. Yeni açan çiçeklerin kokusunu içine çekmek için dışarı çıkıyorsun ve boş ajandanın keyfini çıkartıyorsun. Tüm gün dilediğin gibi doyasıya yaşamak için seni bekliyor!

Tabii gerçekler çok daha farklı. ‘Ding Ding’ — Patronundan telefonuna gelen bir bildirimle uyanıyorsun; geçen hafta göndermeyi unuttuğun rapora ihtiyacı var. 36 cevaplanmamış Whatsapp mesajın, 4 Facebook bildirimin ve 3 Son dakika haberi seni karşılıyor. Yataktan kalkıp yerde unutulmuş bir Lego parçasının üzerine basıyorsun. Acı içerisinde inleyerek dağınık çalışma masana, patronunun istediği raporu bulmak için geçiyorsun, netekim onu bulmak ne mümkün!

İlkbahar birçok kişi için evini veya apartmanını istenmeyen dağınıklıklardan temizlemek için güzel bir zamandır. Ancak aynı zamanda zihnini de gereksiz stresten arındırıp temiz bir başlangıç yapmak için müthiş bir fırsattır. Tranquini hayatına bahar temizliği yapıp, daha taze ve pozitif bir perspektif getirebilmen için şu 5 tüyo ile yardım etmeye hazır.

Evden başla

Dağınıklığın enerjimizi tükettiği kanıtlanmıştır. Seni endişelendirip, görsel duyularını aşırı yükleyerek net düşünmeni engeller. İlk önce yatak odanı bütün dikkatini dağıtan şeylerden temizle ki iyi bir uyku alabilesin. Bulaşıkları yıka, dolaplarını düzenle, çamaşırlarını yıka. Temiz bir ev zihin ferahlığı sağlar.

Buzdolabını temizle

Soğuk kış ayları buzdolabını birçok zararlı abur cuburla doldurmana sebep olabilir. Dürtülerimiz bizi kış uykusuna dalıp, yağlı yiyecekler depolamaya yönlendirir. Araştırmalar dağınık bir buzdolabından abur cubur atıştırmaya temiz bir buzdolabından çok daha meyilli olduğumuzu göstermiştir. Haydi o buzdolabının arkasında kalmış, tarihi geçmiş gıdaları atıp yerine taze meyve, sebzeleri getir. Ne kadar sağlıklı beslenirsen o kadar sağlıklı görünüp hissetmeye başlayacaksın.

Çalışma alanını temizle

Masan üst üste yığılmış kağıt yığınları, kahve bardakları ve ataçlarla mı dolu? Dağınık bir çalışma alanının iş performansını kötü yönde etkileyip, unutulan toplantılar, pasaklılık ve verimsizliğe yol açtığı kanıtlanmıştır. Bir gün öğle yemeğini kısa kes ve elde ettiğin o fazladan zamanı dağınık kağıtlarını toparlayıp masanı temizlemek için kullan. Hem en iyi verimine geri döneceksin, hem de patronun seni bundan dolayı daha çok sevecek.

İnternet hayatını temizle

Sürekli olarak 24/7 bağlı olmamızın beklendiği bu modern dünyada hepimiz gözlerimizi ve kulaklarımızı bilgisayarlarımız ve telefonlarımıza mühürleyip yaşamayı biraz fazla kaçırıyoruz. Sürekli maruz kaldığımız çok sayıda görsel veri, bilgiyi işleme yeteneğimizi azaltıyor ve bizim için devasa bir stres ve sıkıntı kaynağı oluyor. Beyinlerimiz sürekli olarak net ve yaratıcı düşünmemize izin vermeyen bilgilerle bombardıman altında tutuluyor. Her gün o ekranları bir kaç saat kapatmayı adet haline getir ve zihnine çok ta ihtiyaç duyduğu huzur içinde dinlenip, düşünebileceği bir zaman tanı.

Dışarı çık

Her yerde bahar havası var. Dışarı çık. Aktif ol. Koşuya çık, veya uzun zamandır görmediğin bir arkadaşınla yürüyüşe çık. Açık havada yoga dersleri al. Temiz havayı içine çek. Açık havada yapacağın azıcık egzersiz, seni tazeleyip o birkaç fazla kış kilolarını atmana ve zihnini soğuk kış aylarında birikmiş gereksiz stresten uzaklaştırmana yardımcı olacaktır.

O halde ne bekliyorsun? Neşeyle bir Tranquini kap ve verdiğimiz faydalı tüyoları uygula. Anında pozitif bir rahatlama hissedeceksin.