Sınır Gökyüzü

Sınır Gökyüzü

Koşmak, uzun zamandır, temiz hava almak, rahatlamak ve günlük streslerden uzaklaşırken aynı zamanda aktif de olmanızı sağlayan popüler bir yöntemdir. Son on yılda ise büyük bir gelişme göstermiştir. Gün geçtikçe artan sayıda kişi maratonlara, yarı maratonlara, 10k’lara ve dünya genelindeki eğlenceli koşu aktivitelerine kaydolurken, arazi – patika koşuları ise dünyaca ünlü Ryan Sandes’in izinden ivme kazanarak büyümeye devam ediyor.

Eğer sadece koşmaktan mutlu değilseniz, uzun mesafe koşucuları Skyrunning ile koşuyu başka bir seviyeye taşıyor.

Skyrunning, kısaca yüksek dağ koşusu olarak tanımlanabilir. Koşunu resmi sayılabilmesi için deniz seviyesinden en az 2000 fit yükseklikte ve parkurun eğiminin ortalama 30 derece olması gerekmektedir.

Herkes için uygun olmayan bu yarış, Skyrunning’de koşanların doğal bir yükseklikte, sanki gökyüzüne uzanırcasına koştuğunu hayal edebilir! 

Yüksek rakım dayanıklılık koşuları uzun dönem hedefi olarak belirlenebilir. Dolayısıyla ciğerlerinizi ve kendinizi daha az yoracak koşularla çalışmalarınıza başlayabilirsiniz. Sizi koşamaya başlamak için motive edecek dünyanın en güzel manzaralı yarışlarını listeledik.

Imogen Pass Run, ABD

San Juan Dağlarının 14.000-fit yüksekliğinde yapılan Imogene Pass Koşusu Colorado takip koşucuları için bir tören niteliğindedir. Ouray’da başlayan yarış, 17mil uzunluğundaki daha önceden maden yatağı olarak kullanılan bölgeyi geçerek, Telluride kayak merkezine doğru devam eder.

Mont Blanc, Fransa

Tüm yarışlar arasındaki en büyük efsane yarış, Avrupa’nın en yüksek dağı olan Mont-Blanc gölgesindeki Chamonix şehrinde düzenlenendir. Mont-Blanc Maratonu her yıl kasaba meydanında başlar ve koşucular tarih öncesinden kalma mezralardan ve yüksek yeşil alanlardan geçerek 26.2-millik bir döngü yaparlar.

Table Mountain, Güney Afrika

Güney Afrika’nın Cape Town şehrindeki Table Mountain, koşucuların cennetidir. Acemi ve profesyonel koşucuların her ikisi için de görsel bir gösteri niteliğinde olan koşuyu tamamladığınızda bu dağdan aşağıya inmek bile istemeyeceksiniz.

Mount Fuji, Japonya

Dünyanın en güzel yerlerinden biri olan Japonya’daki Fuji dağı koşmak için destansı bir yerdir. 168km’lik yarış parkuru, Fuji Dağını çevreleyen Yamanashi Bölgesi Fuji-Kawaguchi-ko Kasabasındaki Yagizaki Parkında başlar ve toplamda yaklaşık 9.500m rakıma ulaşıp yine aynı yerde sona erer.

Whistler Black Comb, Kanada

3.000 ila 7000 ft (2000 metre) yüksekliğe sahip Whistler’s alpin koşusu çok sayıda dikey bölgeye sahip olup, nadiren görülen dağ havası ile oldukça zorlu bir yarıştır. Tüm zorluğuna rağmen, yarış boyunca karşılarına çıkan destansı buzul manzara, akıp giden dereler, vahşi yaşam, bitkiler ve çiçekler geniş yeşil alanları koşuculara inanılmaz bir görsel ziyafet sunar.

Free Hugs

Sometimes, all you need is a good hug to make everything better. There’s something about this simple unspoken act that can turn a mood around. Maybe it’s closeness or the physical expression of empathy. Either way knowing that someone is in your corner gives one enough positive energy to turn a situation around.

This simple insight is the inspiration behind the global phenomenon of the Free Hugs Movement. Started in 2004 by an Australian who uses the pseudonym, Juan Mann.

That year, after experiencing personal difficulties, Juan was forced to move back to his native Sydney. When he got there he realized how few people he knew when he was growing up were still there; Mann felt like a stranger in his own hometown.

Feeling isolated and lonely, Mann quickly fell into a depression. But, all that changed one evening in an instant. While attending a party, a complete stranger walked up to him and gave him a hug. Mann says of that moment, “I felt like a King. It was the greatest thing that ever happened.”

He first took his Free Hugs sign to the Pitt Street Mall in Sydney on the 30th of June, 2004. For fifteen minutes people walked passed him as if he wasn’t there. He got the occasional second look, but nobody was prepared to take him up on his offer. Finally, an old lady came up to him and gave him a hug.

Mann retells the moment the Free Hugs movement took flight; “The first person who stopped, tapped me on the shoulder and told me how her dog had just died that morning. How that morning had been the one-year anniversary of her only daughter dying in a car accident. How what she needed now, when she felt most alone in the world, was a hug. I got down on one knee, we put our arms around each other and when we parted, she was smiling.”

Shortly after that he befriended the lead singer of a local band who made a music video featuring Mann and his fellow huggers giving out hugs; to date the video has been viewed nearly 75million times! https://www.youtube.com/watch?v=vr3x_RRJdd4 

He quickly gained notoriety and was invited to appear on the Oprah Winfrey Show in 2006.

So, when you’re feeling down, now you know there’s a simple way to turn it around; just ask someone for a hug. It’s true what they say, the best things in life really are free.

İzini Kaybettir

Bugünlerde hergün daha fazla insan modern dünyada sırtlarını çılgın dokuza dönüyor. Bu “izini kaybettirerek” yaşama seçimi, daha fazla deneyim, daha az maddiyat konuları içerir. Bu konuda en iyi örnek Noelle Hancock’tur.

2010 yılında Noelle Hancock Manhattan’da East Village’de yaşıyordu. Gazeteci olarak çalışıyor ve altı rakamlı bir maaşı vardı. Dışarıdan baktığınızda sanki Noelle, Amerikan Rüyasında yaşıyordu.

Fakat, New York’ta yaşam, hızlı, hummalı, rekabetçi hatta acımasızdır. Dönüp duran hamster faresi gibi hissetmeniz son derece kolaydır. Hancock bu hengamede arkadaşlarını veya ailesini görmeye, hatta erkek arkadaşıyla buluşmaya hiç zaman bulamıyordu. Adada yaşayan 4 milyonun üzerindeki insana rağmen hala yalnız hissediyordu.

Sürekli olarak sesli bir şekilde; “Tatile çıkmam gerekiyor” diyordu. Bir gün biryerde okuduğu cümleyi hatırladı: Eğer devamlı olarak tatile ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, aslında ihtiyacınız olan tatil değil yeni bir yaşamdır.

Bir gün bavulunu hazırlayıp Manhattan Adasından tamamen farklı olan başka bir adaya, Amerika’da Virjin adaları arasında en küçüğü olan St. John adasına gitmeye karar verdi. 

Tabi ki, arkadaşları ve ailesi (aylarca görmediği insanlar) aklını kaybettiğini düşündü. Ardından annesi “Daha önce hiç gitmediğin bir yere bu şekilde gidemezsin!” dedi.

Fakat kararlıydı ve altı hafta sonra, St. John adasının en büyük kasabasındaki Cruz Körfezinden bir feribota bindi. Birkaç gün içinde yaşayacağı yeri buldu ve dondurmacıda bir iş buldu.

“Fakat, fakat … Yale’e gittin” dedi annesi şaşkınlık içinde.

Noelle bu şüpheciliği anlayabiliyordu. Ama, özellikle de Karayip denizi manzaralı bir evde yaşayıp ve istediği kadar dondurma yiyebildiği düşünülünce bu seçimine karşı çıkmak çok da mümkün değildi.

Pozitif, mutlu ve sağlıklı olmak gerçekten ihtiyacınız olan tek şeydir. Belki de Noelle Hancock pozitif yaşam tarzının nasıl olabileceğinin en güzel cevabı olabilir.

Sakin Ol, Bir Hobi Edin

Sakin Ol, Bir Hobi Edin

Eski bir atasözü herkesin bir hobisinin olması gerektiğini söyler. Hobiler kendinize has tatlar geliştirmenize ve yaşamda tutkunuz olmasına yardımcı olurken rahatlamanıza ve yeniden odaklanmanıza yardım eder.. Ayrıca aynı düşünceye sahip insanları bir araya getirmede ve ortak ilgi alanları çevresinde toplamada önemli bir rol oynar; bu şekilde yeni arkadaşlıklar doğar ve büyür.

Fakat, bazı insanlar hobileri, kişiliğimizin oturmasına ve stres dolu bu dünyada sakin kalmamıza yardımcı olan gerekli aktiviteler yerine gerçek yaşamdaki oyalanmalar olarak görebilir. Hobiler becerilerimizi geliştirmemize ve beslememize yardımcı olurken, bizlere de gerekli olan dinlenme zamanını sağlar.

Verimliliğinizi ve üretkenliğinizi geliştirmenize yardımcı olacak bir hobi edinmek isterseniz aşağıdaki beş seçeneğe göz atmanızda fayda var. 

Yemek Pişirin

Yemek yapmak muhtemelen hepimizin en pratik hobilerinden biridir. Oldukça üretken bir aktivitedir. Yiyecekleriniz ve nasıl hazırlandığı konusunda daha fazla kontrolü ele alarak genel sağlığınıza katkıda bulunmanıza yardım eder. Yemek pişirme aynı zamanda iyi bir pratik olan geleceği planlamanızı sağlar.

Yazı Yazın

Yazı yazma, kendini ifade etmenin son derece güçlü ve önemli bir şeklidir. Enerjinizi, tutkulu, hissettiğiniz bir şeylere kanalize etmenize yardım eder. Hangi şekilde olursa olsun; yazı yazma yaratıcı tarafınızı ortaya çıkarmanıza, üretken ve sağlıklı olmanıza yardım eder.

Örgü Örün

Örgü örmek genellikle yaşlılarla ilişkilendirilir, aslında tüm yaş grupları arasında popülerdir. Keyifli bir zaman geçirme aracı olmasının yanı sıra, örgü örmek üretkenliği artırmak için mükemmel bir araçtır. Örgü örmek, modern dünya iş hayatının getirisi olan, birden fazla görevi yerine getirmek, planlamak, sonuca ulaşmak ile doğrudan ilişkilidir. Kişiye başarma hissi verir.

Ahşap Çalışmaları

Bir şeyler üretirken tek bir şeye odaklanmanız gerektiğinden ahşap işleri oldukça üretkenlik sunan bir hobidir. Bir şeyleri en baştan hayata geçirmek, son derece tatminkar olmanızı sağlarken, zorluklarla mücadele hissi kazandırır. Tüm becerilerinizi pratik etmenize ve sonunda sebatkar bir kişi olmanıza olanak sağlar. Ve yaptıklarınıza bağlı olarak, gerçekten faydalı olan bir şeyleri hayata da geçirebilirsiniz.

Düşüncelerinizde Kaybolun

Muhtemelen bu son maddeyi bir ‘hobi’ olarak kabul etmeyeceksiniz, fakat hayal kurmak yaratıcı tarafınızı uyandırır ve muhtemelen hiçbir zaman göz önünde bulundurmayacağınız fikirleri açığa çıkarmanıza olanak sağlar – fikirler aradığınız sorulara bir cevap olabilir.

Hayal kurmak bir şekerleme durumuna yol açar ki bu daha da iyidir – çalışmalar öğleden sonra 20 dakikalık hızlı bir kestirmenin düşüncelerinizin netleşmesine, hafızanızın kuvvetlenmesine, daha odaklanmış ve üretken olmanıza yardımcı olduğunu göstermiştir.

Rahatlamak için pozitif bir yol arıyorsanız, bu hobilerden birini neden deneyebilir ya da bir kutu Tranquini içebilirsiniz.

Tranquini Global Meeting

Tranquini teams from 32 countries gathered for the first Tranquini Global Meeting which took place this November in Warsaw. More than 60 people shared their positive and relaxed philosophy, their experiences in different markets and their plans for 2017. It was an exceptional and exciting opportunity to jointly discuss achievements, ideas and plans for the future as well as to have some fun with shared positive moments within the Tranquini “family”. Okumaya devam et “Tranquini Global Meeting”