Güzel Zihinler

Nash’ın vakasında, zihinsel hastalıklar ile uğraşırken karmaşık matematik jimnastikleri yapabilme yeteneği ortaya konulmuştur. Biz ise diğerlerinin faydasına ve iyiliğine olacak şekilde kişinin zihin gücünü kullanma yeteneğine bakmayı tercih ettik.

Aşağıda belirli bir sıralama olmadan geçen yüzyılın en iyi beş Güzel Zihnini listeledik.

Dalai Lama

Dinsel görüşleri bir yana, Dalai Lama’nın bu listenin en başında olmasına karşı çıkabilecek çok az kişi vardır.

Şefkat ve kibarlık konusunda yoğun bir bakış açısına ve karşılaştırmasız kapasiteye sahip olan Dalai Lama, Dünyanın ahlaki pusulasında çok iyi tanınmaktadır.

Kendisi şu felsefe ile yaşıyor; “Mümkün olduğunca kibar ol. Bu her zaman mümkündür.”

Nelson Mandela

Yakınları tarafından Madiba olarak da tanınan Nelson Rolihlahla Mandela, eşit hakları savunduğu için hayatının 27 senesini cezaevinde geçirdikten sonra Güney Afrika’nın ilk siyahi Başkanı olmuştur.

Hiçbir kişi Madiba gibi bir baltayı toprağa gömme fikrini örnekleştiremedi.

Madiba gururla; “Özgürlüğüme doğru yürürken, acımı ve nefretimi arkada bırakmazsam hala cezaevinde olabileceğimi biliyordum” demiştir.

Mohandas Gandhi

İradenin gücünü simgeleyecek bir kişi varsa bu da Hindistan’ın en favori çocuğu Mohandas Ghandi’dir.

Ghandi, İngiltere ile olan savaşta, şiddet içermeyen protesto için öğütler verdi ve zihnini, bilincini ve ruhunu silah olarak kullandı.

He stood steadfast in his passive ideals and refused to be swayed by the poisonous tongues that surrounded him. He summed this up poetically by saying; “An eye for an eye makes the whole world blind”. Pasif fikirlerinde kararlı durdu ve kendisini saran zehirli dillerin onu sürüklemesine izin vermedi. Bu durumu şiirsel olarak şöyle ifade etti; “Göz karşılığında bir göz tüm dünyayı kör eder”.

Mother Teresa

Doğuştan bir Arnavut olan Mother Teresa kibarlığın sembolü oldu. Sade, akılcı ve net öğretileri dünya çapında yankılandı.

Kendini hayırseverliğe ve içtenliğe adamış olan Mother Teresa, karşılaştığımız olayları anlatış şekli ve sözleri ile dünyada en çok alıntı yapılan kişi haline geldi. Beğenilen sözleri arasında “Kibar sözcükler kısadır ve kolay dillendirilir, fakat yankıları kesinlikle sonsuzdur.”

John Lennon

Ghandi ile benzer gözlükleri paylaşan John Lennon’un bu listede nasıl yer aldığına şaşırmamak lazım. Her ikisinin de sandığınızdan daha benzer tarafları vardır. Beatles’ın baş solisti, barış, aşk ve anlayışın simgesi olarak hayatını kaybetmiştir.

Lennon, Viyetnam savaşını protesto ederken yeni eşi Yoko Ono ile birlikte bir hafta yatağı paylaştı. Bu şiddet karşıtı protesto hipi hareketinin baskın duyarlılığını net bir şekilde yankılattı; Sevişin Savaşmayın.

En ünlü alıntılarından biri onun felsefesini çok güzel özetlemektedir: “Eğer bir kişi sevginin ve barışın atmışlı yılların gerisinde kalması gereken bir klişe olduğunu düşünüyorsa, işte bu sorundur. Sevginin ve barışın sonu yoktur.”

Sesli Gülün

Sesli Gülün

Mizah dünyayı döndürür. Fakat bazı şakalar diğerlerinden daha eğlencelidir. Şakalar tamamen subjektif olmakla birlikte bir kişinin mizah anlayışına ve kültürel geçmişine bağlı olduğundan dolayı Dünyanın En Komik Fıkrasını bulmak için çok sayıda deneme yapılmıştır.

Facebook’da otuz altı bin kullanıcı arasında yapılan son bir çalışmada en beğenilen şakalar paylaşılmış ve kendilerinden en beğendikleri şakayı seçmeleri istenmiştir. Cevaplar oldukça farklı olmakla birlikte bir şaka ‘en eğlenceli’ olarak öne çıkmıştır. Yuvarlanan davul.

Resmi Olmamakla Birlikte Dünyanın En Eğlenceli Fıkrası

Bir kadın bebeğiyle bir otobüse biner. Bebeğini gören otobüs şoförü ”Hayatımda gördüğüm en çirkin bebek bu!” der. Kadın otobüsün arkasına doğru yürür ve şaşkınlıkla yerine oturur. Yanındaki adama: ”Şoför beni ve bebeğimi aşağıladı!”dedikten sonra, adam şöyle cevap verir: ”Git ve bunu şoföre söyle. Hadi git, kucağındaki maymunu ben tutarım.”

Bu şakanın dünyanın en eğlenceli fıkrası olup olmadığı tartışılır; yine de eğlenceli bir şaka. Aslında bu şakalardan ortaya çıkan en önemli sonuç iyi bir gülüşün vücudunuza, düşüncelerinize ve ruhunuza iyi geldiğidir. 

Dolayısıyla bunu aklınızda tutarak kendimizin beğendiği şakalarımızdan beş tanesini aşağıda bulabilirsiniz. Yani rahatlayın ve keyfini çıkarın.

Akıllı Salyangoz

Bir adam evde otururken kapı çalar. Kapıyı açar ve paspasın üzerinde bir salyangoz görür. Salyangozu alır ve atabildiği kadar uzağa fırlatır. Üç yıl sonra kapı tekrar çalınır. Kapıyı açar ve aynı salyangozu tekrar görür. Salyangoz şöyle der; “Ne zorun vardı da bunu bana yaptın?”

Cin ve Salak

Üç kişi ıssız bir adaya düşer ve dileklerini yerine getirmesi için içinden cin çıkacak bir lamba bulurlar. İlk kişi adadan kurtulup eve dönmeyi diler. İkinci kişi de aynı dileği diler. Üçüncü kişi ise: ‘Ben yalnız kaldım. Arkadaşlarım keşke buraya geri dönse’ der.

Bir Milyonda Birsiniz

Çin’de bir milyar insan yaşıyor. Bir milyar. Bu da siz milyonda bir kişi iseniz, sizin gibi bin kişi daha var demektir!

Çocuk ve Berber

Berberin kapısından bir çocuk içeri girer ve berber müşterisinin kulağına fısıldayarak şöyle der: ‘Bu çocuk dünyanın en beyinsiz çocuğu. Bak bunu sana kanıtlayacağım.’ der. Berber bir eline bir dolar diğer eline elli cent koyar ve çocuğu çağırarak şöyle der ‘Hangisini istiyorsun genç adam?’ Genç çocuk elli centi alır ve gider. ‘Berber Ben dememiş miydim?’ der. ‘Bu çocuk hiçbir zaman öğrenemeyecek!’ Daha sonra, müşteri gittiğinde, aynı çocuğu dondurmacıdan çıkarken görür. ‘Hey, genç! Sana birşey sorabilir miyim? Bir doları almak yerine neden elli centi aldın?’ Çocuk dondurmasını yalar ve şöyle der ‘Çünkü doları aldığım gün oyun sona erer!’

Ayı Yarışı

İki kampçı ormanlıkta yürürken karşılarına aninden 50 metre önlerinde büyük kahverengi bir ayı çıkar. Ayı kampçıları görür ve onlara doğru gelmeye başlar. İlk adam sırtındaki çantasını yere bırakıp içinden spor ayakkabılarını çıkarıp giymeye çalışır. Diğer adam ‘Ne yapıyorsun? Spor ayakkabıları ayıdan kaçman için yardımcı olmaz’ der. İlk adam ‘ayıdan kaçmaya çalışmıyorum ki, sen kaçsan yeter bana’der.

Eğer şu ana kadar yüzünüzde en azından küçük bir gülümseme olmadıysa, doktora giderek gerçekten eğlenceli bir tarafınızın olup olmadığını sormanız gerekebilir!

Çiiiz deyin!

Çiiiz deyin!

Güney Afrika’lı Stevo Dirnberger ve Chanel Cartell çifti hamster’ların tekerleğine dönmüş olan işlerini bırakıp, sahip oldukları herşeyi satarak dünyayı dolaşmaya başladılar. Başladıkları yolculuğun en eğlenceli yanı ise gittikleri her yerde yaban hayatını fotoğraflamak oldu.

Her hayvan ‘klasik olarak fotojenik’ olarak kabul edilmesede, kameradan utanan hayvanlar ile karşılaşmayı beklemek onların en büyük heyecanı.

Eğlence her yerde.

Cartell ve Dirnberger nasıl esprili çekim yaptıklarını “Hayvan portreleri çekmek daima tutkumuz olmuştur. Peşine düştüğümüz fotoğraf tarzını elde etmek için, geniş açılı lens kullanıp ve hileli gibi görünen subjelere gerçek anlamda yakınlaşabiliyoruz.” diye açıklamışlardır.

Seyahatlerini belgelemek için seçtikleri bu olağandışı yaklaşım sosyal medyada beklenmeyen bir ilgi elde etmelerini sağladı. Fakat, bu durumun maceraları için geçici bir kısmını oluşturduğunu iddia ediyorlar.

Sözlerine “Avusturya’da dağlarda yaşayan inekleri ve alpakaları, İsveç’te tavşanları ve domuzları, Avustralya’da lemurları, yengeçleri ve kuokka’ları ve hemen hemen her ülkede köpekleri ve kedileri fotoğrafladık,” diye sözlerine devam etmektedirler. 

Seyahatlerinin ve hatıra oluşturma yaklaşımlarının dünya çapında ilgi oluşturması bizi şaşırtmadı; herşeyi bir kenara bırakarak dünyayı gezmek ve sevdiğiniz kişi ile birlikte olmak rüyaların gerçeğe döndüğü andır.

Kendilerini ve hayvan çekimlerinden oluşan eğlenceli maceralarını www.howfarfromhome sitesinden ya da @howfarfromhome uzantısı ile Instagram’dan takip edebilirsiniz.

Aşağıda sizi güldürecek ve pozitif olmanızı sağlayacak seyahat fotoğraflarından oluşan bir koleksiyonu görebilirsiniz.

Domuz – Kolasen, İsveç
Johannesburg, Güney Afrika
Alpaka – Salzburg, Avusturya
Seekirchen am Wallersee, Avusturya
Salzburg Hayvanat Bahçesi, Avusturya
Trasti Og Trine Husky Lodge, Alta, Norveç

Sadece Evet De

İnsanlar oldukça dikkatlidir. Kendimizi daima güvenilir olana doğru yönlendiririz ve bu durum beklenmeyenden gelen korku sebebiyle sıklıkla fırsatlardan faydalanamama durumuna dönüşür. Karşınıza çıkan fırsatları geri çevirirseniz yani ‘Evet’ demezseniz, bu durumda hayatta karşınıza çıkabilecek çok güzel anları kolaylıkla kaybedebilirsiniz.

Sizin de bildiğiniz gibi, ‘Evet’ kelimesi içinde biraz sihir barındırır. Bu pozitif kelime güzel bir başlangıca hazır olduğunuz anlamına gelir. Evet kelimesi birşey deneyeceğinize dair verilmiş bir sözdür. Yeni birşeyler denemek her zaman çok değerlidir.

‘Hayır’ kelimesinin bir seçenek olmadığına karar verdiğinizde, yaşamınızı yeni fırsatlara ve olanaklara açmış olursunuz.

Hala ikna olmadıysanız aşağıda “Evet” demek için beş sebep bulabilirsiniz:

“Evet” Demek Eğlencelidir

“Hayır” dediğimizde, fırsatlardan daha fazlasını geri çevirmiş oluruz. “Evet” demediğimiz her zaman kelimenin bize sunacağı öğretiyi, eğlenceyi ve süprizleri de kaçırmış oluruz.

“Evet” Başarabileceğinize İnanan Birine Bir Yanıttır

“Evet” deme ihtimalinizin olduğu durumlarda, birileri sizin başarabileceğinize zaten inanıyordur. Bir kişinin size olan inancını bir iltifat olarak kabul edin ve diğer kişinin size olan inancını büyütün.

“Evet” Bir Kapı Açar

Bir şeye “Evet” dediğinizde, ileride ne olacağını görmeyi kabul etmiş olursunuz. Eğer “Hayır” kapılar kapanmış olur.

“Evet” pozitifliği çeker

“Evet” sözcüğü davetkardır ve güç verir. Bunu söylediğinizde “Hey Dünya, Bu Benim” demek gibi bir anlam çıkar. “Evet” dediğinizde, daha fazla yaparız, daha fazla yaratırız ve sonuç olarak yaşamı daha dolu dolu yaşarız.

Hayat kısadır, daha sık “Evet” dediğinizde, daha fazla yaşarsınız

Steve Jobs “Yakın zamanda öleceğimi bilmek yaşamda büyük seçimler yapmama yardım eden en önemli araçlardan biridir” demiştir. Bunu aklımızda tutarak, “Evet” demenin yollarını bulursunuz.

Dolayısıyla, gelecekte “Evet” veya “Hayır” sorusu ile tekrar karşılaştığınızda, pozitif olanı seçin – nasıl muhteşem sonuçlar doğurabileceğini kim bilebilir?

Interview With Chief Relaxation Officer And Founder of Tranquini, Ahmed Elafifi In Ecozine From Hong Kong

‘Tranquini, relaxation drink, is a relevant proposition for all countries around the world. There are same consumer tendencies and perceptions, which contributes to the development of relaxation beverage market. In an era where mindfulness is increasingly important to consumers, relaxation beverages would offer the necessary relaxation and a healthy alternative to soft drinks.’

www.ecozine.com/article/tranquini-0 Okumaya devam et “Interview With Chief Relaxation Officer And Founder of Tranquini, Ahmed Elafifi In Ecozine From Hong Kong”

Even Better Scores In Golf Tournament With Tranquini

Golf requires a lot of concentration and focus in order to achieve good results. Stress, arising from such things as daily issues at work, family obligations or commuting, often prevents golf players from immediately concentrating on the game and producing their best performance. Tranquini makes it possible for golfers to reach the relaxed and balanced state of mind which can help them to achieve the best results. Okumaya devam et “Even Better Scores In Golf Tournament With Tranquini”