Rahatlamak İçin Tuhaf Yollar

Rahatlamak İçin Tuhaf Yollar

Stresin vücudunuzdaki etkileri Stephen King kitaplarının arka sayfasını okumaktan daha çok korku verir. Sürekli ses çıkaran bir su ısıtıcı gibi hissetmeye başlıyorsanız, kafa ağrısı, göğüs sancısı, yüksek tansiyon ve uykusuzluk gibi sorunlar ile karşılaşabilirsiniz – bunlar duymak bile istemeyeceğiniz stres ile ilgili rahatsızlıklardan sadece birkaçı. Bunların oluşmasına izin verirseniz, vücudunuzu yaşamınızı tehlikeye sokan olumsuz durumlara açık hale getiriyorsunuz demektir. Stres düşmandır. Sakinleşmek için bir hap içmek yerine bu olağandışı yöntemleri deneyebilirsiniz.

Patlamaya Hazır Olun

Pek gerçekçi gelmese de en yeni bilimsel çalışmalar elinizle hava baloncuklu paket patlatmanın stres ile baş etmenin bir yolu olduğunu göstermektedir. Çalışmalar göstermiştir ki; Bir dakika boyunca hava baloncuklu paket patlatmak 33 dakikalık masaja eşdeğerdir.

Tabakları Yıkayın

Sürekli yapılan hareketler ruhunuzu rahatlatmanıza yardım edebilir. Külfetli ve zor olmayan birşeyleri tekrarlamak rahatlatır. Stres seviyelerinizi azaltmanıza yardım eder. Bulaşıkları yıkmak buna güzel bir örnek olabilir. Ama tabi ki bulaşıkları bir hafta boyunca kirli bırakmamakta da fayda var.

Kitap kurdu olun

Bir mum yakın ve kendinize zaman ayırın. 2014 yılında Explore: Bilim ve Sağlık Dergisi’nde yayınlanan bir çalışmada, Bibliyoterapi gören insanların stres, endişe algısında iyileşme gösterdiği ve yaşam kalitesini iyileştirdiğini belirtmektedir. Aynı zamanda Pazar gününüzü geçirmek için iyi bir fırsat da olabilir.

Dolayısıyla, bir sonraki tatiliniz ebediyete yolculuk gibi görünüyorsa, saçınızda çiçekli bir toka ile bulaşıklarla uğraşırken ve hava baloncuklu paketleri patlatırken kitap okumak iyi gelir! 

Kılıçlı Yaşam

Kılıçlı Yaşam

Zamanın başlangıcından bu yana, insanoğlu tanrıları mutlu etmek için ölümle debelleşen ritüellere imza attı, kralları ve kraliçeleri eğlendirdi. Olmadık beklentileri olan üvey annelerini memnun etti. Son zamanlarda da her ülkenin “Yetenek Sizsiniz” programlarında jüri üyelerini etkilemeye devam ediyor.

Keskin kalın, kafanız yerinde olsun

Ateş üstünde yürümek, yılanları dans ettirmek ve kılıç yutmak gibi tarih öncesi örnekler Hindistan’ın Fakirleri ve Şamanları tarafından 4000 küsür senedir devam ettiriliyor. Ateş üstünde yürümek farklı başarı dereceleri ile günümüzde de canlı tutulurken, sinekleri dans ettirmek için dişlerinizin alınması gerekirken, kılıç yutmak içinse olası tehlikeleri sebebiyle fazladan ödeme yapılıyor.

Bir kılıcı yutarken hayati organları kesilmesini engellemek için odaklanmak bunun için de meditasyon, derin konsantrasyon ve nokta atışı doğruluğu gerekir. Fakat, başarıya giderken başarılı olmak için vücudun doğal tepkilerini yenerek olağandışı korkulara karşı sakin kalma yeteneğini geliştirmek gerekmektedir. Ayrıca yanında tatlı ile birlikte bir kebap servisinde bulunmayı amaçlamıyorsanız en az son 24 saatte hiçbir şey yememek de iyi bir fikir olabilir

Ne kötü gidebilir? 

Bir süvarı kılıcını (duh) yutmaya çalışırken kılıç yutan kişinin yemek borusunda açılma olasılığı bulunan bir yara da dahil olmak üzere çalışmalar birkaç ölümcül durumu göstermektedir. Diğer kişi ise bir papağan tarafından rahatsız edilmesi sebebiyle yutağını yaralamıştır! Sanırım keskin cisimlerin yutulmasının yer aldığı bu heyecan veren dünyada bu kişiler bu gibi olumsuz durumların farkındadır.

Bu makalenin midenizi kaldırmadığını düşünüyorsanız, kendi kendinize muhtemelen şu soruyu sorarsınız, bir kişi neden bir kılıcı yutmak ister, ‘boğazda kılıçla yaralanma’ riskine neden girer veya neden hayatını bu yolda feda eder? Hımm, birçok gösterici için bu sadece eğlence için yapılmıyor. Neyin mümkün olabileceğini ve sınırlarının ne olduğunu keşfetmek için de yapılan deneme.

Kişisel görüşler bir yana, kesin olan şu ki; kendinizi daha iyi hissetmek için kırk santimetrelik bir kılıcı içinize çekecekseniz, sakin ve konsantre olmanız gerekecektir

Ofi̇s sendromunu yeni̇n

Ofi̇s sendromunu yeni̇n

Bir çikolata fabrikasında tadım testi yapmıyorsanız, iş, sonu gelmeyen,kaçınılmaz görevler dizisidir Diğer birçok sıkıntının yanı sıra can sıkıcı iş arkadaşlarınız ile baş etmek , sıkıcı su soğutucusu sohbetleri yapmak ve tabi ki toplantılar hakkında toplantılar yapmak.

Dolayısıyla, kantinde tam buğday mı yoksa beyaz ekmek mi olması gerektiğini tartıştığınız eposta zincirlerinin sizi krize sürüklemesinden önce, akıl sağlığınızı korumak için işte birkaç ipucu.

Güneşi Arayan olun

Müzik dinleyin

Düzenli olun

Esneme

Stretch

Embesil gibi görünüyor olabilirsiniz, fakat bu sizi daha iyi hissettiriyor olabilir. Vücudunuz, masa başında sekiz saat oturacak şekilde tasarlanmamıştır. Tüm bu gerilim omuzlarınızda, boynunuzda ve sırtınızda birikerek oluşan acı sizi asabi ve hemen sinirlenen birine dönüştürebilir. Dolayısıyla düzenli olarak mola verin ve geriliminizi azaltın.

Bu basit aktivitelerden herhangi birini yapmak için zaman bulamazsanız, o halde kolayı var; sadece derin bir nefes alın, rahatlayın, pozitif olun ve iyi şeyler kesinlikle olacaktır.

Queens’in Meleği

Queens’in Meleği

Bir melek gördüm: beyaz bir pikap sürüyordu!

New York bölgesinde sokakta yaşayanlara, her gece bir adamın olağanüstü kararlılığı, sırada bekleyenlere ve gelecek olanlara da umut olmaktadır. Bu, Queens Meleği Jorge Muñoz’un hikayesidir.

New York’a kış geldi. Caddelerde buzlar parlıyor. Perişan haldeki insanlar, Roosevelt Avenue ve 73. Cadde kesişimindeki 7 numaralı şeridin ilerisinde geceleri bir araya geliyorlar.

Soğuk havada kot pantolonlarının üstüne, kapşonlu ceket giyip ısınmak için eskimiş eldivenlerine ellerini sürtüyorlar. Kaldırımda bir sıra oluşturup, geceleri beyaz pikapın gelmesini umut ediyorlar.

Queens bölgesinin Jackson Heights mahallesi, birçok Asyalı ve Latin Amerikalıya ev sahipliği yapıyor. Bunlardan biri de Kolombiya doğumlu Jorge Muñoz.

Akşam saat dokuza yaklaşırken kendi aralarında sohbet eden sokaktaki insanlar, 2004 yılından beri yemek yiyebilmek için Muñoz’u beklemektedir.

48 yaşındaki bu minik adamın mahalledeki düşük gelirli insanlara yaptığı olağanüstü yardımlar, ona Queens’in meleği adını vermiştir. Herşey bir akşam “günlük işçileri” görmek için bardan çıktığında başladı – bu adamları her gün sokaklarda, caddelerde görürsünüz, çalışırlar.

Onun gibi günü birlik işçilerin birçoğu Latin Amerika ülkelerinden gelir ve evsizdirler. Açlık yaşamlarında her zaman vardır.

Muñoz merak etti: Nasıl yemek alıyorsunuz?

Son 11 yılda Muñoz’a tutku, bekleyenlere umut, yemek veren bu çalışma, gelecekte de devam edecek. İlk başta bölgedeki toplu yemek çıkaran firmalarla konuşup, fazla yemekleri atmaları yerine kendisine vermelerini istedi.

Firmalardan alabildiği kadar yiyeceği dağıtıyordu, fakat kısa bir süre sonra bunu daha fazla böyle devam ettiremeyeceğini anladı. Yemek yapmaları için annesinden ve kız kardeşinden yardım istedi. Kısa bir süre sonra, kamyonetinin arkasından evde hazırlanan yemekleri her akşam dağıtmaya başladı.

Yaz aylarında, ortalama 80 yemek dağıtıyor. Kış aylarında ise sayı artarak bazen 140’a ulaşıyor.

Muñoz, her gece aynı cümleyi söylemektedir “Yemek yemesi gereken herkese yardım edeceğim. Sadece sıraya girin”

Bu çalışmalarının kendi hayatına kattığı değer önemli: New York Times’a yaptığı açıklamada “İki yıldır hiç film izlemiyorum” diye itirafta bulundu. “Fakat araba kullanırken bazen müzik dinliyorum.” Bu sırada yanında yemek yapan kız kardeşi ise şöyle dedi: “Hiç yaşamıyor!”

Sizce bunu neden yapıyor? İngiliz The Independent gazetesine yaptığı açıklamada “Bu insanlardan hiçbirinin işi yok, dolayısıyla ben olmadığımda tek bir seçenekleri var: Yemek yemek ve kira ödemek”

New York Times’a yaptığı açıklamada ise “Bu insanların beni beklediğini biliyorum. Onlar hakkında endişeleniyorum. Gülümsemelerini görmelisiniz. Tüm emeğimin karşılığını bu gülümseme fazlasıya karşılıyor”

CNN’e yaptığı açıklamada ise “Bu insanları sokakta gördüğümde, bu ülkeye geldiğim 20 sene önceki halimi görmüş gibi oluyorum” dedi.

Muñoz, aldığı yiyecek ve benzinin haftalık yaklaşık 400 – 450 Dolar tuttuğunu tahmin ediyor. Tüm bu harcamaları, ailesinin tasarrufları ve ödeneklerinden karşılamaktadır.

Yiyecek planını ilk kez başlattıktan iki yıl sonra, Queens Meleği adında kar amacı gütmeyen bir kurumu başlattı.

Şu anda işletme eğitimini tamamlamak için Queensboro kolejine dönmeyi planlıyor, bu arada günlük çalışanları beslemeye devam ediyor.

Şimdiye kadar sadece bir akşamı kaçırdı – o da kar fırtınasının yolları kapattığı geceydi. Muñoz “Ertesi gün kendimi kötü hissettim, çünkü köşeye gittim ve onlar beni bekliyordu,” demiştir. “Onlara bir daha kaçırmayacağıma söz verdim.”

The Netherlands Celebrates 2016 Together with Journalists & Opinion Leaders

In early 2016, Tranquini took over the Rolling Rock Kitchen in Amsterdam to welcome journalists and opinion leaders to experience the brand. Guests were inspired by the Flow Theory by hearing personal stories of mindfulness. Batul Loomans, founder of Buddha to Buddha, spoke about his journey in building a jewellery and lifestyle brand inspired by the Buddha way of life. Okumaya devam et “The Netherlands Celebrates 2016 Together with Journalists & Opinion Leaders”

The Netherlands Celebrates 2016 Together with Journalists & Opinion Leaders

In early 2016, Tranquini took over the Rolling Rock Kitchen in Amsterdam to welcome journalists and opinion leaders to experience the brand. Guests were inspired by the Flow Theory by hearing personal stories of mindfulness. Batul Loomans, founder of Buddha to Buddha, spoke about his journey in building a jewellery and lifestyle brand inspired by the Buddha way of life. Okumaya devam et “The Netherlands Celebrates 2016 Together with Journalists & Opinion Leaders”